Kalça Kırıkları

Kalça eklemi, pelvis (leğen kemiği) ve femur üst ucu tarafından oluşmuş çok yönlü bir yapıdır. Kalça ekleminin maruz kaldığı enerji miktarı, süresi ve hastanın metabolik özellikleri travmanın sonuçlarını belirler. Bu bakımdan kalça kırığı, tanım ve içerik olarak çok farklı hasarlanmaları kapsamaktadır.
Femur başını ve boynun kapsül içi kısmını içeren kırıklar, beslenme bozukluğuna yatkın kırıklardır. Bu tip yaralanmalarda erken dönemde kırıkların tespiti (osteosentez) kemiklerin canlı kalması ve kaynayabilmesi açısından önem taşır. Gecikmiş yaralanmalar ya da aktif yaşam beklentisi sınırlı hastalar için, kırık kaynatılmasından ziyade hızlı ve sağlam bir eklemin inşaası amacıyla protez uygulamaları yapılır.
Femur büyük ve küçük trokanteri olarak isimlendirilen yapıların çevresinde oluşan kırıklar, kanlanma ve kaynama açısından daha şanslıdırlar. Ancak bu bölge kırıkları, parçalara yapışan güçlü kasların çekme kuvvetleri nedeni ile dengesiz ve dağılmaya yatkındırlar.

Geçmişte bu bölge kırıkları, hastaların ileri yaşları ve osteoporotik kemik yapıları nedeni ile kaynatma yerine protez uygulamaları ile tedavi edilirlerdi. Ne var ki bölgenin güçlü adale gruplarının, protezlerin mekanik yeteneklerini olumsuz etkilemeleri nedeniyle bu tedavi yüz güldürememektedir.

Modern, güçlü, kolay uygulanabilir tespit cihazlarının hastalara en az kesi uygulanarak yerleştirilebilmeleri sayesinde, trokanter çevresi kırıkların tedavisinde protezden uzaklaşılmaktadır. Ameliyat öncesi planlamanın uygun biçimde yapılması, tespit cihazlarının (çivi) usulünce tatbiki sayesinde hastalar erken dönemde yürütülebilmekte ve protez cerrahisinin handikaplarından korunulabilmektedir.