Omuz kırığı ameliyatı, ameliyatsız yolla düzgün kaynaması mümkün olmayan omuz çevresi kırıklarında kemiğin anatomik hizaya getirilip implantlarla sabitlenmesi işlemidir.
Hangi Durumlarda Ameliyat Gerekir?
Omuz kırıklarının önemli bir kısmı kol askısı ile iyileşir; ancak aşağıdaki durumlarda cerrahi düşünülür:
- Yer değiştirmiş (deplase) kırıklar — kemik uçları arasında belirgin kayma veya açılanma
- Parçalı kırıklar — özellikle 3-4 parçalı proksimal humerus kırıkları
- Eklem yüzeyine uzanan kırıklar
- Açık kırıklar ve damar-sinir hasarının eşlik ettiği durumlar
- Konservatif tedaviye rağmen kaymamış ancak kabul edilemez pozisyonda duran kırıklar
Kullanılan Cerrahi Yöntemler
Plak-Vida Fiksasyonu
Kırık uçları anatomik hizaya getirildikten sonra kemik yüzeyine yerleştirilen özel şekilli (anatomik) plaklar ve vidalarla sabitlenir. Klavikula kırıkları ve deplase proksimal humerus kırıklarında en sık kullanılan yöntemdir. Kilitli plak-vida sistemleri özellikle kemik yoğunluğu azalmış (osteoporotik) hastalarda güçlü tutunma sağlar; biyomekanik çalışmalar kilitli plakların kemik içi çivilere ve klasik plaklara üstünlüğünü göstermiştir.

Deneyimli merkezlerde, fiksasyon yalnızca “plak koymaktan” ibaret değildir. Dr. Bekmezci’nin 3 parçalı proksimal humerus kırıkları üzerine yaptığı çalışmalarda, kırıkların alt gruplara ayrılarak değerlendirilmesi gerektiği gösterilmiştir: stabil valgus kırıklarda greftleme, medial desteği yetersiz instabil kırıklarda metafizer kompresyon gibi alt gruba özel çözümler uygulandığında, instabil kırıklarda da stabil kırıklara yakın fonksiyonel sonuçlar elde edilmiştir.

Kemik İçi Çivi (İntramedüller Çivi)
Kemiğin içine yerleştirilen çivilerle, çevre yumuşak dokuya daha az zarar vererek sabitleme sağlanır. Uygun humerus kırık tiplerinde tercih edilir.
Omuz Protezi
İleri yaşta, çok parçalı veya humerus başının kanlanması bozulmuş kırıklarda kırık parçaların onarılması yerine protez uygulanması daha iyi sonuç verir. Hemiamil protez veya ters omuz protezi kullanılabilir.
Minimal İnvaziv (Deltoid Split) Tekniği
Klasik deltopektoral yaklaşım yerine, akromionun 5 cm distalinden yapılan deltoid split penceresiyle plağın lateralden yerleştirilmesi (MIPO tekniği), yumuşak dokuyu daha az zorlar ve büyük tuberkül fragmanlarının yönetimini kolaylaştırır. Dr. Bekmezci ve ekibinin 20 hastada ortalama 22,7 aylık takiple yayınladığı seride, bu teknikle Constant-Murley fonksiyon skoru ortalama 83,7 bulunmuş; 16 hastada mükemmel, 4 hastada iyi sonuç elde edilmiştir. Çalışma aynı zamanda kalkar (destekleyici) vida kullanılmadığında kırık alt gruplarının önemini ve varus çökmesi riskine karşı alt gruba özel önlemler gerektiğini ortaya koymuştur.
Bu Konudaki Bilimsel Yayınlarımız
- Subgroups and differences of fixation in 3-part proximal humerus fractures — 3 parçalı proksimal humerus kırıklarının alt grupları ve gruba özel fiksasyon çözümleri.
- Functional results of deltoid split minimally invasive osteosynthesis for Neer type 3 proximal humerus fractures (J Health Sci Med 2023) — deltoid split minimal invaziv plak-vida uygulamasının fonksiyonel sonuçları.
- Greater tuberosity medial malposition: does it affect shoulder abductor moment? (International Orthopaedics, 2023) — büyük tuberkülün medial malpozisyonunun rotator manşet abduktör momentine etkisi; kırık iyileşmesinde anatomik pozisyonun önemi.
Ameliyat Sonrası Süreç
- İlk 3-6 hafta kol askısı kullanılır; fiksasyonun güvenilirliğine göre erken pasif hareketler başlatılır
- Kemiğin klinik kaynaması 6-8 hafta sürer
- Fizik tedavi, hareket açıklığı ve kas gücünün geri kazanılması için kritik önemdedir
- Tam fonksiyonel iyileşme 3-6 ay içinde hedeflenir
Ameliyat sonrası başarının en önemli belirleyicileri; doğru endikasyon, anatomik fiksasyon kalitesi ve hastanın rehabilitasyon programına uyumudur.






