Minimal İnvaziv Kırık Cerrahisi

Sınırlı girişimsel kırık cerrahisinin ardında yatan düşünce, yaralanmış olan hastaların tedavisi için uygulanan ameliyatların verdiği zararı azaltmaktır. Cerrahi tedaviler,travma nedeniyle yıpranan metabolizmaya, ek yük ve stres oluşturmaktadır.

Tarihsel kökeni 19. yüzyıla uzanan Minimal İnvaziv Kırık Cerrahisi, ilk olarak eksternal tespit metodlarıyla başlamıştır. 20. yüzyıl artroskopik cerrahi ve kanal içi çivileme tekniklerinin ilerlemesi ile önemli bir dönem olmuştur.

Tamamı açık düzeltme ve kemik tespiti içeren, açık plak vida uygulamalarının olumsuz sonuçları (kaynamama-infeksiyon-gecikmiş iyileşme ve kozmetik sorunlar) bilim insanlarını bu olumsuzlukları anlama ve çözümlemeye itmiştir. Alçı içinde iyileşen basit kırıkların iyileşme potansiyeli incelendiğinde, kırık çevresindeki kemiklerin damarlanması ve kırığı örten yumuşak dokuların değeri daha iyi anlaşılmıştır. Bu noktadan hareketle kırık bölgesi açılmadan kırık parçaları dışardan düzeltilerek tespit edilmeye çalışılmıştır.

Minimal invaziv plaklama, bu ilkeler ışığında en güçlü tespit tekniklerinin teknolojik avantajıyla günümüze evrilmiştir.

Minimal invaziv kırık cerrahisinin temel ilkeleri şu başlıklarla özetlenebilir;

  • Küçük kesilerle tespit cihazlarının kemiklere tutturulması
  • Yumuşak doku ve kırık parçalarına olabildiğince az hasar verilmesi
  • Kemikler açığa çıkarılmadan, dolaylı olarak eğriliklerin düzeltilmesi
  • Kırık tipine uygun kaynama modeli belirlenerek (Periosteal-Endosteal), bu modele uygun sertlik sağlayacak tespit materyallerinin seçimi