PRP ve Biyolojik Çözümler


Bu makale PRP ve moleküler çözümlerin, artan eklem içi uygulamalar ve bu konuda sıklıkla gelen sorular göz önüne alınarak son bilimsel veriler ile hazırlanmıştır. PRP, kök hücre ve moleküler biyolojik etkenlerin injeksiyonu ile yapılan tedaviler gün geçtikçe popüler hale gelmektedir. İnsanoğlu gayet haklı olarak, tüm sorunlarda olduğu gibi kas-iskelet sistemi sorunlarında da KOLAY-UCUZ-AĞRISIZ VE KESİN NETİCE VEREN çözümlerin arayışı içindedir. Bilimsel çalışmalar sürdükçe ve sorunların gerçek nedenleri ortaya konuldukça çözümlerin de netleşeceği ve hedefe ulaşılacağına dair büyüyen bir umut mevcut. Bununla birlikte bu beklentilerin Kutsal Kase arayışının ötesine geçebilmesi için bilimsel verilerden ve tecrübelerden şaşmamak gerekmektedir.

SİTOKİNLER NEDİR VE NE İŞE YARAR ?

Vücudumuzdaki hücreler, bitmek bilmeyen yıkım ve yapım süreleri yaşarlar. Bu şekilde canlı olma halini sürdürebiliriz. Organlarımızın yapım ve yıkım hali belirli bir denge içinde olmalıdır. Bu denge aşırı yıkım yönüne döndüğünde işlev kayıpları, kireçlenme,aşınma oluşur. Sitokinler tüm bu yapım ve yıkım süreçlerini yönlendiren haberci moleküllerdir.

EKLEM KİREÇLENMESİ (OSTEOARTRİT) SÜRECİNDE SİTOKİNLERİN ROLÜ NEDİR ?

Uyarılmış eklem içi kılıf hücreleri (synoviocytes), savunma hücreleri (mononuclear cells), kıkırdak hücreleri (chondrocytes) IL-1 ve TNF-alpha adı verilen haberci molekülleri kullanarak kıkırdak hasarına yol açan Matrix metallopreoteinase (MMP) enziminin hücresel üretiminde artışa yol açarlar. Ayrıca kireçlenmiş dizlerden alınan eklem sıvılarında, IL-1 reseptör antagonistinin üretiminde azalma saptanmış olup bu azalmanın Nitrik Oksid artışı ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Rekombinant IL-1reseptör antagonisti (IL-1 Ra) ve çözünmüş IL-1 reseptör proteinleri hayvan modellerinde kireçlenmenin ilerlemesinin engellenmesi amacıyla denenmektedir. Çözünmüş proteinler ve IL-1Ra’nın, MMP-3 sentezini tavşan synovial hücresinde (Line HIG-82) baskıladığı gözlenmiştir. Deneysel bulgular, TNF-alpha’nın dengelenmesi ile kıkırdak parçalanmasının baskılanabileceğine işaret etmektedir.
TNF-alpha, kireçlenme üzerindeki önemli etkisini, eklem kıkırdak hücrelerinden yüksek volümde p55 TNF-alpha reseptörü üreterek gösteriyor olabilir. Ek olarak, kireçlenmekte olan kıkırdak hücresi normal kıkırdağa göre, daha fazla TNF-alpha ve TNF anglealpha convertase enzyme (TACE) mRNA üretir. Teorik olarak p55 TNF-alpha reseptörlerinin bloke edilmesi, TNF-alpha tarafından yürütülen bu yıkım sürecini ve MMP’nin oluşturduğu kıkırdak yıkımını engelleyebilir. TACE in TNF-alpha aktivitesini düzenlemesi nedeni ile TACE in faaliyetlerinin sınırlanması kireçlenme tedavisinde efektif olabilir.
Şüphesiz TGF beta ve IL GF gibi ajanların anabolik etkilerinin de kıkırdak yenilenmesinde etkileri olduğu düşünülebilir. Ayrıca IL-4, IL-10 ve IL-13 gibi mediatörlerin de TNF alpha ve IL-1 in etki yolaklarını düzenleyebildiği ve etkinliklerini hücresel ya da ara moleküler düzeyde ( Lipopolisakkaridoz baskılanması gibi) azaltabildiği bilinmektedir.(1)

PRP (Platelet Rich Plazma) NEDİR ?

Platelet rich plazma (Trombositten zengin plazma) Yüksek dönüşe maruz bırakılmış kana ait bir üründür. Hızlı çevirilmiş kan tüpünün en üstten- an alta doğru, kan ürünleri ağırlığına göre birikmektedir. Üst tarafta plazma adı verilen kanın sıvı kısmı, orta seviyede parçalanmış kan ürünleri ile birleşmiş plazma (PRP burada yeralıyor) ve en altta parçalanmış hücrelerin tortusu ve parçalanmamış hücreler çökelir.
Parçalanmış trombositlerin içeriğinde bulunan çeşitli sitokinler plazma ile birleşerek çökeltinin orta seviyesinde yer alır. Tedavi için kullanılan bölüm burada yer alır. Daha alt katmanlarda lökosit (bağışıklık sisteminin Beyaz Küre olarak bilinen hücreleri) içerikleri ile birleşmiş plazma yer almaktadır.

PRP'NİN SİTOKİNLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR?

PRP içerdiği sitokinlerin verildiği ortamda oluşturduğu sonuçlarla etki eder. Parçalanmış trombositlerden salınmış olan sitokinlerin PRP içeriğindeki miktarını ya da hangi sitokinin daha baskın olduğunu öngörmek şu anda elde ediliş ve hazırlanış biçimi ile çok olası değildir. Ne kadar fayda sağlayacağı, içerdiği koruyucu etki oluşturan sitokinlere bağlıdır.
Osteoartrit gelişmiş hastaların kıkırdak ve sinovyal hücrelerinin PRP ve Hyaluran (horoz ibiğinden ya da sentetik yollarla elde edilen eklem sıvısı desteği) ko-kültür çalışmaları, her iki formülün de ekleme zarar veren süreçleri baskılayabildiğini göstermiştir. Ek olarak PRP kullanımının MMP 13 (yıkıcı) baskılanması ve HAS 2 sentez (yapıcı) aktivitesini arttırdığı saptanmıştır.(2)
PRP'nin MMP aktivitelerini arttırabildiği ve içerdiği kompleks mediatörlerin öngörülemeyen dağılımları nedeni ile eklemde katabolik yolakları ateşleyebildiğini işaret eden çalışmalar da mevcuttur. Muhteviyatın karmaşık yapısının anabolik olduğu kadar katabolik etkinliğe katkısı olduğu da vurgulanmaktadır.(3)
Trombositten zengin plazma içerikleri değişkendir. Farklı formüllerle üretilmiş ve damıtılmış ürünlerin eklem içi kılıf hücrelerinin (Fibroblast Like Synoviocytes) hasarlanmasına ya da hasarlanmaya yol açacak hücreler arası mesajlarda (sitokinler) artışa yol açtığı görülmektedir. Aynı çalışma, eklem içi uygulanacak PRP ürünlerinin kırmızı (RBC) ve beyaz (WBC) kan hücreleri içermemesi gerektiğine vurgu yapmaktadır.(4-5)
Bununla birlikte Lökositten fakir PRP yeni bir kavramdır ve katabolik yolaklarla ilişkisi leyhte ve aleyhte olmak üzere halen tartışmalıdır.(6-7)
Özetle PRP'nin eklem içi uygulamaları ile kireçlenmenin kalıcı olarak tedavi edilebilmesi daha çok çalışma gerektiren önemli bir iddiadır. Klinik uygulamalarla elde edilen iyilik halinin kıkırdak çevresinde kalıcı bir iyileşmeden ziyade eklem metabolizmasında geçici bir yenilenme hali olduğu bilinmelidir.(8)